A101, Bim ve Şok marketlerine dair tartışılan konular ele alındı. Rekabet Kurumu, A101, Bim ve Şok gibi marketler zincirlerine dair yasal düzenleme teklifinde bulundu. İşte detaylar;


Rekabet Kurumu, özellikle A101, Bim ve Şok gibi marketlerinde kendi aralarında fiyat belirlediği ve hızlı tüketim malları perakendeciliği sektöründe pazar paylarını tekelleştirdikleri gerekçesiyle hükümete yasal düzenleme yapması ve bağımsız bir idari otorite kurması önerisinde bulundu.


Sosyal medyada son günler konuşulan vatandaşa uygun fiyatlı olarak yolan A101, Bim ve Şok marketler zincirlerinin artık fiyatlarında hem yükseltme yaptıkları hem de pazar paylarını kendi aralarında paylaştığı gerekçesiyle tartışmalar yapılmıştı.



Rekabet Kurumu, konuya dair hızlı tüketim malları perakendeciliği sektör incelemesi ön raporunu açıkladı. Raporda BİM, A101, Migros, Şok ve CarrefourSA'nın sektörde toplam pazar payının hızla arttığına dikkat çekildi.

Rekabet Kurumu'nun yayınladığı raporda "Pazar paylarının seyri izlendiğinde, ilk dört firmanın pazar payı artarken, yerel ve küçük marketlerin pay kaybettiği görülmektedir" ifadesi kullanıldı.

Raporda ayrıca sektördeki ilk dört teşebbüsün üçünün indirim market olduğuna ve indirim marketlerin ürün portföylerindeki özel markalı ürün ağırlığının diğer marketlerden daha fazla olduğuna yer verilerek;

"İndirim marketleri tarafından tasarlanan bu ürünler çoğunlukla küçük ve orta ölçekli üretici veya çiftçiye ürettirilmektedir. Perakende seviyedeki gücünün de etkisiyle indirim marketler bu satıcılar karşısında önemli bir alıcı gücüne sahip olmaktadır. Bu gücün kötüye kullanılması söz konusu satıcıların faaliyetlerini zorlaştırarak, bu teşebbüslerin rekabetçi güçlerini zayıflatabilecektir." denildi

Raporda dikkat çekilen diğer konular ise şu şekilde;

Alıcı gücü kaynaklı haksız ticaret uygulamalarına örnek olarak, perakendecilerin çeşitli isimler altında tedarikçilerden bedel alması, ödeme vadelerinin uzun olması, sözleşmede tek taraflı değişiklik yapılması gibi uygulamalar verilebilir.

Sektör incelemesi kapsamına yapılan incelemeler sonucunda Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da haksız ticari uygulamaları yasaklayan birtakım hükümler bulunmakla birlikte, tedarikçilerin şikâyet yolunu seçmedikleri ve dolayısıyla söz konusu hükümlerin işletilmediği tespit edilmiştir.

Bu itibarla, son on yılda hızlı bir artış göstererek, gerek tedarik gerekse perakende seviyelerindeki aktörlerin faaliyetlerini ve rekabetin seviyesini olumsuz yönde etkileyebilecek önemli bir seviyeye gelen perakendecilerin alıcı gücünün kötüye kullanılmasının engellenmesini teminen, ülkemizde de yasal bir düzenleme ve bu yasal düzenlemenin uygulamasından sorumlu, inceleme yapma ve yaptırım uygulama yetkilerine sahip bağımsız bir idari otoritenin varlığına ihtiyaç bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.