15 Temmuz darbe girişimiyle bağlantılı olduğu iddia edilen Osman Kavala, "Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs" ile suçlanarak tutuklanmıştı. Kavala'nın tutukluğuna itirazda bulunan ABD Dışişleri Bakanlığı yayımladığı açıklamada, davaların birleştirilmesi sonucu meydana gelen gecikmenin ve Kavala'nın tutukluluğunun devamının, hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı olduğu kaydedildi. AİHM'in kararına göre Kavala'nın salıverilmesi gerektiğinin altını çizen ABD Dışişleri Bakanlığı, Dr. Henri Barkey’nin isminin davaya karıştırılmasını yanlış bulduklarını bildirdi.


"FETÖ'yü teslim etmeyen ABD'nin tepkileri tutarsız"


ABD Dışişleri Bakanlığından gelen bu çağrıya Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan sert bir yanıt geldi. ABD'den gelen bu çağrının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını kaydeden Dışişleri Bakanlığı, bağımsız yargı süreçlerine saygı duyulması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin bağımsız bir hukuk devleti olduğu ve dış ülkelerden gelecek müdahaleleri kabullenemeyeceği hatırlatılan açıklamada, konunun Türk yargısının tasarrufunda olduğunu vurgulandı. ABD'nin FETÖ elebaşının iadesinde gösterdiği isteksizliğin hatırlatıldığı açıklamada, Türkiye'de darbeye teşebbüs edebilmiş bir kişiyi teslim etmeyen ABD'nin, Türkiye'nin iç işlerine karışmaya çalıştığı bildirildi. ABD'nin başka ülkelerin yargı meselelerine karışırken tutarsız davrandığı ve Türkiye Devleti'nin tam bağımsız bir devlet olduğu anımsatıldı.

Kavala'nın tutuklanması


2016'da FETÖ'nün Türkiye'de gerçekleştirdiği darbe girişimine destek vermekle suçlanan Osman Kavala, 1 Kasım 2017’de tutuklandı. Daha sonra Osman Kavala'nın Gezi olayları dönemindeki etkisi de göz önünde bulunduruldu ve Kavala'nın FETÖ bağlantısı ise Gezi olayları bağlantısı bir dosyada birleştirildi. FETÖ ile dünya görüşlerinin 180 derece zıt olduğunu bildiren Kavala, serbest bırakılmasını talep etti. Kavala'nın AYM'ye yaptığı bireysel hak ihlali başvurusu 7'ye karşı 8 oyla reddedildi.