Arınç, "Dindarım" diyen insanların, hiçbir şekilde yolsuzluk veya suç örgütleriyle anılmaması gerektiğini vurguladı.

Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç, Elips TV'de yayınlanan "Portreler" programında din ve sekülerleşme konusunda görüşlerini paylaştı. Arınç, oruç tutanların sayısının azaldığını ve tutmayanların sayısının arttığını tahmin ettiğini belirtti. Ayrıca teravih namazlarına giden kişi sayısının da çok azaldığına dikkat çekti.

Arınç'a göre, Türkiye bir sekülerleşme süreci yaşıyor. Vakit namazlarında da benzer bir eğilim gözlemlediklerini ifade eden Arınç, bunun birden fazla sebebinin olabileceğine işaret etti. Bu sebepler arasında eğitim sistemi, görsel medya, lüks bir yaşam özlemi ve din temsilcilerinin farklı bir hayat yaşaması gibi faktörler yer alabilir. Ancak Arınç, dinin sadece bir şekilden ibaret kalması durumunda, içinden ahlakı kaybetmiş olacağına dikkat çekti. Dinin siyasallaşmasının da bu durumda önemli bir etken olduğunu söyledi.

Türkçede "Kelime ve Dimne" adıyla bilinen eserde dürüstlüğün simgesi Kelile ve yalanın simgesi Dimne sırasıyla hangi hay Türkçede "Kelime ve Dimne" adıyla bilinen eserde dürüstlüğün simgesi Kelile ve yalanın simgesi Dimne sırasıyla hangi hay

Arınç'ın açıklamaları, Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı din-siyaset ilişkisindeki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Bazı kesimler, dinin siyasi amaçlar için kullanılmasının Türkiye'nin seküler yapısını tehdit ettiğini savunurken, diğer kesimler ise dini değerleri daha fazla ön plana çıkarmak istiyor. Arınç'ın sözleri, bu iki görüş arasındaki mücadeleyi de yansıtıyor.

'Dindarım' diyen kişiler yolsuzlukla anılmamalı

Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç, ahlak ve dindarlık konularına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Arınç, ahlak olmadan dindarlık veya İslamiyet'in olamayacağını vurguladı. "Ben dindarım" ya da "ben imam hatipliyim" diyen insanların hiçbir suç örgütüyle veya yolsuzlukla anılmaması gerektiğini de belirtti.

Başörtüsü mücadelesi verip bugün başörtüsünü çıkaran kişilere de eleştiri yönelten Arınç, başörtüsü için Allah'ın emri diye sahip çıkıldığını ancak bazı kişilerin bu durumu bir avantaj olarak kullanarak insanlara zulmetmeye başladığını söyledi. Arınç, bunun İslamiyet'ten uzaklaştırıcı bir etki yarattığına dikkat çekti.

Arınç ayrıca Türkiye'deki enflasyon ve hayat pahalılığı konusuna da değindi. Üç sene evvel kendisinin bu konuda uyarıda bulunduğunu ancak bazı kesimler tarafından tepki gördüğünü ifade eden Arınç, hayat pahalılığındaki artışın sebeplerinin makul bir şekilde açıklanması gerektiğini ve millete güven vererek çözüm arayışının sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Arınç'ın açıklamaları, Türkiye'de din ve siyaset ilişkisindeki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Arınç'ın vurguladığı ahlak ve dindarlık kavramları, Türkiye'deki toplumsal ve siyasi yapının şekillenmesinde önemli bir rol oynamaya devam ediyor.