Siyasetten sağlığa, ekonomiden eğitime köklü değişiklikler geçiren ve tarihi günler yaşayan Türkiye'de Uzmanlar tarafından yapılan değerlendirme de "Buna bir alarm da diyebiliriz” sözleri dikkat çekti.

Dünyada yaşanan süreci çok daha fazla ağır yaşayan Türkiye tarihi ve rekortmen bir yoksullaşma yaşarken Ruh Sağlığı Günü vesilesi ile ülkede yaşanan ruh sağlığı ve nedenleri de analiz edildi ve global neden pandemi hafilerken bile hasta sayısındaki artık dikkat çekti.

Pandemi öncesi ve sonrasında ruhsal hastalıklarda artış yaşandığına dikkat çeken uzmanlar artış gösteren psikolojik sıkıntıların çevresel, ekonomik, sosyal nedenlerin yanı sıra pandemi öncesi ve sonrası arttığına dikkat çekerken, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. Merih Altıntaş da, “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplum ruh sağlığının çok daha önemli ele alınması gereken bir dönemdeyiz. Buna bir alarm da diyebiliriz” derken günden güne hasta ve başvuru sayısının artmasını anlattı.

Düşünmeyi Sevmeyenlerin Ülkesindeki Düşünen Adam Heykeli ve İki Heykeltraşın İlginç Öyküsü | ListeList.com

Cumhuriye'te yer alan habere göre, Ruh Sağlığı Günü'nde önemli açıklamalarda bulunan Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. Merih Altıntaş, Türkiye'de ruhsal tedavide artış olduğunun altını çizerek, toplumun ruh sağlığının alarm verdiğini belirtti.

Merih Altıntaş'ın son zamanlarda yaşanan hasta sayısındaki artışın altını çizdiği konuşmasında dikkat çeken cümleler şöyle oldu;

" Hafiflediğini düşündüğümüz şu son dönemlerde de başvurularda herhangi bir değişiklik olmadı"

2006 FİFA Dünya kupasında gol yemeden elenerek ilginç bir rekora imza atan ülke hangisidir? 2006 FİFA Dünya kupasında gol yemeden elenerek ilginç bir rekora imza atan ülke hangisidir?

uzmdraysegulyagiz.com Hoş Geldiniz

“Şimdi tabii ruh sağlığı gününde biraz da vurgulamamız gereken şu ki özellikle pandemiden sonra bu son 2-3 yıl içerisinde iklim değişikliklerinin bazı getirdiği afetler, bütün bunlar aslında ruh sağlığının ne kadar çok etkilendiğini ve bütün toplum için ne kadar önemli bir konu olduğunu gözler önüne serdi. Hem ülkemizde hem de aslında dünyada. Çünkü sonuçta pandemi bütün dünyayı etkileyen bir salgın.

Ruhsal hastalıklarda oldukça fazla artma oldu. Daha önceden bir psikiyatrik öyküsü olmayan kişilerde yine hastalıklar ortaya çıktığı gibi psikiyatrik hastalığı olan kişilerde de alevlenmeleri bu dönemlerde çok sık gözledik. Bu anlamda poliklinik başvurularımız, acil başvurularımız çok arttı. Bu anlamda yine yatak ihtiyacında çok artma oldu. Tabii zaman içerisinde pandeminin süresi de arttıkça kişilerin bu yükü taşımada zorlandıklarını gözledik.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplum ruh sağlığının çok daha önemli ele alınması gereken bir dönemdeyiz. Buna bir alarm da diyebiliriz. Bunun bir öncelikli haline getirilmesi gerekli. Özellikle pandemi döneminde pandeminin biraz daha hafiflediğini düşündüğümüz şu son dönemlerde de başvurularda herhangi bir değişiklik olmadı. Hatta günden güne daha fazla arttığını söyleyebiliriz. Çünkü kişilerin işte pandemiyle ilgili ekonomik sorunlar, gelecek kaygısı ve benzer bazı durumlardan dolayı yükü taşımakta zorlandıklarını hissediyoruz. O yüzden başvurularımız çok fazlasıyla arttı.

Biz bazı hastalarımızdan gerçekten yetkin olmayan yerlerden ve kişilerden tedavi adı altında bazı müdahalelere maruz kaldığını açıkçası duyuyoruz. Bu bir suistimal tabii ki. Ruh sağlığı hizmetini bu konuda eğitim almış kişiler ancak verebilirler. Bir hekim, bir psikiyatrist ve yine bu alanda çalışan uzman psikologlar da terapi hizmetinde çalışmaktalar.

Bilimsel çalışmayan, bu konuda yetkin olmayan, uzman olmayan hiç kimseden ruhsal, ruh sağlığı alanında yardım beklemelerinin uygun olmadığını düşünüyoruz. Çünkü bu kendilerine fayda sağlayamadığı gibi aslında zarar da verebilir. Bu konuda çok dikkatli olmalılar. Bir hekime gelmek bu konuda her zaman çok daha doğru bir karar olacaktır“