Fidye kelime anlamı olarak bir kimseyi içine düştüğü sıkıntılı halden kurtarmak için ödenen bedeldir, peki, dini anlamda fidye nedir? Fidye, oruç ibadetinin hastalık ve ya yaşlılık sebebiyle yerine getirilememesi ve kazasını da yerine getirme imkânı olma

Fidye kelime anlamı olarak bir kimseyi içine düştüğü sıkıntılı halden kurtarmak için ödenen bedeldir, peki, dini anlamda fidye nedir?



Fidye, oruç ibadetinin hastalık ve ya yaşlılık sebebiyle yerine getirilememesi ve kazasını da yerine getirme imkânı olmadığı durumlarda ödenmesi gereken bir borçtur. Fidye yalnızca oruç ibadeti ile sınırlı değildir hac ibadeti sırasında da yapılan bazı yanlışlar içinde mükellefin fidye ödemesi gerekmektedir. Fidye bazı kaynaklarda kefaretle aynı anlamda da kullanılır. Hatta aynı ibadette kefaret gerektiren küçük bir meseleyse fidye için küçük kefaret tabiri kullanılır. Fakat kefaret bir ibadet sırasında işlenen bir günah için sorumluluk yükler. Mesela oruçlu iken bilerek yiyip içerek orucu bozmanın kefareti arka arkaya hiç ara vermeden 61 gün oruç tutmaktır. Aslında bu noktada fidye kefaretten farklıdır. Çünkü fidye işlenen bir günahtan dolayı değil ibadetin bir özür neticesinde yerine getirilememesinden dolayı kişiye yüklenir.

TBMM Onay verdi: 10 bin TL kredi başvurusu başladı! EMEKLİLER alacak! TBMM Onay verdi: 10 bin TL kredi başvurusu başladı! EMEKLİLER alacak!


Fidye Çeşitleri Nelerdir?



Fidye esaretten kurtulmak için verilen ve ibadetlerde telafi amaçlı ödenen şeklinde 2’ye ayrılır.




  • Esaretten kurtulma fidyesi; Peygamber Efendimiz(sav) savaşlarda esir alınan müşrik askerlerini fidye karşılığı serbest bırakmıştır. Örn; bir savaşta okuma yazma bilen esir müşrik askerleri fidye olarak Müslüman askerlere okuma yazma öğretmelerini istemiştir bunun karşılığında serbest bırakmıştır. Bazı müşrik askerlerde karşılığında müşriklerin ellerindeki Müslüman esirlerin bırakılması karşılığında serbest bırakılmıştır. Bazıları da belirli miktarlarda mal karşılığında serbest bırakılmıştır. Bazı esirleri de serbest bırakmak yerine öldürmüştür. Bu uygulamada esas olan toplumsal menfaat ve devlet menfaatidir. Dört mezhep imamı bu fidye türü hakkında görüş ayrılığı vardır. Hanefi mezhebine göre fidye karşılığı serbest bırakmak caiz olmazken, Şafii, Hanbelî ve Maliki mezheplerinde fidye karşılığı serbest bırakmak caizdir.

  • İbadetlerde fidye uygulaması; 1- Oruç ibadetinde fidye, oruç ibadeti zamanında her ne sebepten olursa olsun yerine getirilmemesi ya da bozulması durumunda kazası ya da kefareti yapılması gereken bir ibadettir. Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresi’nin 183-184. Ayetlerinde ‘’ Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta ya da yolcu olan, başka günlerde sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir fakirin günlük yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapanlar için bu yaptığı iyidir. Ama orucu tutmanız bilmelisiniz ki sizin için daha iyidir.’’ Ayetinde de ifade edildiği gibi, bir Müslüman yaşlılık ya da hastalık sebebiyle ramazan orucunu tutamaz sonrasında da kazasını tutmaya gücü yetmezse fidye vermesi gerekir. Fidye miktarı bir kişinin günlük karnını doyurabileceği miktarda olması gerekir. Tutamadığı her gün için bir fakir doyurulmalıdır. Diyanet  İşleri Başkanlığı 2019 yılında bir kişinin günlük 23tl’ye doyabileceğini belirterek fidye miktarını 23tl olarak belirlemiştir. Yani 2019 yılı ramazan ayında orucunu eda edemeyen bir Müslüman tutamadığı her gün için 23tl olmak üzere 667tl ödemiştir. Her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıkladığı miktarla fidye miktarı değişmektedir. Eğer bir kimse fidye borcunu ödeyemeden vefat etmiş ve borcunun ödenmesini vasiyet etmişse malının bir bölü üçünden fidye borcu ödenir. Eğer vasiyet etmemişse yakınlarının bu borcu ödemeleri tavsiye edilmiştir. Şafi ve Hanbelî mezhebine göre hamile ve emziren kadınlar ramazan ayında tutmadıkları orucu kaza edip aynı zamanda fidye de vermeleri gerekmektedir. Hanefi mezhebi hariç Şafii, Hanbelî ve maliki mezhebi imamlarına göre bir kişi mazeretsiz olarak tutmadığı ramazan orucu için hem kazasını hem de fidyesini ödemesi vacip olur.



2- Hac ibadetinde fidye, tıraş olmak, tırnak kesmek, dikişli kıyafet giymek, avlanmak, cinsel ilişki ve koku sürmek hac ve ya umre için ihrama girmiş her Müslüman yasaklanmıştır. Bu yasaklardan birini unutarak ya da bir mazeret dâhilinde yapan kişinin kefaret amacıyla belli bir miktar ödemesi gerekir. Yüce Allah bakara suresi 196. Ayette mealen ‘’ haccı ve umreyi Allah için eksiksiz yerine getirin. Engellenirseniz kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban, mahalline ulaşıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Fakat içinizden biri hasta ise ve ya başında bir rahatsızlığı varsa tıraşını olup oruç, sadaka ya da kurban olarak bir fidye versin.’’ Emredildiği gibi hacda ve ya umrede özre mukabil yasakları delen kişinin fidye vermesi gerekir. Ayette sözü geçen fidye için tutulacak oruç 3 günüdür ve peş peşe olma zorunluluğu yoktur. Sadaka ise bir fakiri bir gün doyuracak miktarda olması gerekir. Bahsi geçen kurban ise koyun, keçi gibi küçükbaş hayvandır.



Fidye Kimlere Verilir?



Fidye, zekât ve fıtır sadakası gibi kişinin bakmakla yükümlü olmadığı ihtiyaç sahiplerine verilir. Kişinin anne-babası, dede-nenesi, kızı, oğlu, gelini, torunları, bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında olduğu için bunlardan birine fidye verilemez. Bunlar dışında kalan ihtiyaç sahibi kim varsa fidye onlara verilmelidir. Fidye ister tamamı bir kişiye isterse ayrı ayrı başka kişilere de verilebilir.