Bahçeli’den Kılıçdaroğlu’na: Sıkıyorsa gel de…

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tek tek ismini verdiği 6 gazeteciye sert yüklendi. Bu sözde gazetecilerin haftalık ücret mukabilinde CHP adına yorum yapanlar olduğunu belirten MHP Lideri, "Kendilerini paralıyorlar." dedi. Kılıçdaroğlu'nun MHP ile ilgili sarf ettiği "halı" ifadesine ise Bahçeli, "Sıkıyorsa gelsin üzerimize bassın" cevabını verdi.

ON

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu yerden yere vurdu.

İşte MHP Lideri’nin açıklamaları:

Kemal Kılıçdaroğlu, alem biri. Allah var, sıkıntılı zamanlarda halkımızı güldürmeyi başarıyor. Kara mizah ustası oldu. Bazen kabak tadı verse de siyasi eğlence hâline dönen grup toplantılarında bol keseden kurusıkı atmanın, yalan edebiyatının tüm inceliklerini sergiliyor.

“İnsan az düşündükçe çok konuşur”

Dün yine kararmış vicdanıyla tutulmuş aklıyla, haykıran tüm hakikatlere meydan okudu ve tüm gerçeklere sırtını döndü. Tek gündemimizin kendisi olduğunu iddia etti. İnsan az düşünürse çok konuşurmuş. Ağzı var, dili var lakin ahlak ve akıl derseniz maalesef yok işte.

“6 oktan Milliyetçilik aklına gelmiş”

CHP Genel Başkanı gerçek vatanseverin, gerçek milliyetçilerin kendileri olduğunu ileri sürmüş. Önemli bir gelişme ile tarihî bir itiraf ile karşı karşıyayız. Bu çıkışından memnun olduğumu saklayamam. Hiç değilse 6 okun içinde bulunan milliyetçilik aklına gelmiş.

“Kılıçdaroğlu’nu MHP Tunceli adayı yapalım”

Madem Kemal Kılıçdaroğlu gerçek milliyetçi ve vatansever olduğunu iddia ediyor, o halde gerçeğin sorumluluğunu ve gereğini yerine getirmelidir. PKK ve FETÖ ile tüm bağlarını kopararak işe başlasın. Bu da yetmez! HDP ile ittifakı bitirmeli, zillet batağından hemen çıkacağını ilan etmelidir.

CHP Genel Başkanı bunları yapabilirse, gelip MHP’ye üye olabilir. Siyasetini partimizde sürdürebilir. Hatta kendisine açık çek veriyorum: Haziran 2023’te Tunceli milletvekili adayımız olmasında bir mani yok. Nedamet göstersin, temizlensin, buyursun gelsin.

Bu davetimiz ve vaadimiz Kemal Kılıçdaroğlu’nun en az milliyetçiliği kadar sahidir! MHP’nin kapısı herkese açıktır. Bizim yüreğimizde yüklerinden kurtulmuş ve yenilenmiş Kemal Kılıçdaroğlu’na dahi yer vardır. Kılıçdaroğlu’nu sevgiyle kucaklayıp geçmişini unutturabilecek hoşgörümüz vardır.

Erken seçim

Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP’li işbirlikçileri ile İP’li yoldaşları sürekli Sonbaharda seçim olma ihtimalinin bulunduğunu söylüyor. Erken seçim meçim yok diyoruz ama anlamıyorlar. Seçim vaktinde olacak vurgusu yapıyoruz, zihni melekeleri küllen tıkalı olduğu için algılayamıyorlar.

6 gazeteci

Bundan da ilginç olanı ise televizyon ekranlarına sabitlenmiş, haftalık ücret mukabilinde çıkıp yorum yapan bilindik isimler, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan gelen asparagas suflelerin tamamını servis ediyor, cansiperane savunuyor, nöbetleşe gündemi işgal etmeye çalışıyorlar. Ne desek nafile, hepsi de hep aynı havadalar.

Misal: Şaban Sevinç, Ali Haydar Fırat, Hakan Bayrakçı, Orhan Bursalı, Necdet Saraç ve Sevilay Yılman. Farklı televizyonlarda hem seçim kulisi yapan hem de CHP’nin sözcülüğünü yapan ücretli tetikçilere üzülüyorum. Habire yırtınıp duruyorlar, kendilerini paralıyorlar.

Bunların karşısına beşlik simit gibi dizilen eski siyasetçi ve gazeteciler de “evet haklısınız ama…” diye lafa başlayıp gerdan kırıyor. Erken seçimle ilgili siparişi Okyanus berisinden mi ötesinden mi aldıkları muamma da olsa, kukla gibi oynatıldıkları malum.

Cumhurbaşkanı Seçimi ve Milletvekili Genel Seçimi nasıl olacak, bu konudaki yeter ve gerek koşulların nelerden oluştuğunu, bu hacıyatmazlar ya bilinmiyor ya bilse de görmezden geliyor, gerçeğin üzerini örtüyor.

“Neresi demokrasi, neresi özgürlük, neresi adamlık, neresi ahlak?”

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) erken seçim kararı alınabilmesi için gerekli çoğunluğu elinde bulundurmadan, Cumhurbaşkanı’nın ve bizim bu konudaki açık tavrımız bilinmesine rağmen kalkıp “Sonbaharda seçim olabilir” demek Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve toplumsal huzuruna hançer vurmak isteyenlere hizmet etmek demektir.

Peki, bunun neresi demokrasi, neresi özgürlük, neresi adamlıktır ve ahlaktır? Acaba televizyon sahipleri Kemal Kılıçdaroğlu’nun erken seçim spekülatörlüğünün gündemde kalması amacıyla gizli ve gizemli destek mi sağlamaktadır? Boş tantanaya, boş lafa, boş çabaya karnımız toktur, vaktimiz de yoktur.

“Sıkıyorsa gelip üzerimize bassın”

CHP Genel Başkanı MHP’nin halı olduğnu söyleme cüretinde bulunmuş. O hâlde cesareti varsa, yiyorsa, sıkıyorsa gelsin de üzerimize bassın. Bzi halı değiliz, haya sahibiyiz. Vatan, millet sevdalısıyız. Böyle iftira atanların haysiyet ve şereflerinin kimlerce çiğnendiğini biz de millet de biliyor.

“Çocuğa anlatır gibi Kılıçdaroğlu’na öğreteceğim”

Süleyman Şah Türbesi meselesi ile ilgili bize laf söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, eğer zincirlerini kırıp MHP’ye doğru akarsa, gelir de aramıza katılırsa, geçmişte ne dediğimizi, nasıl duruş sergilediğimizi heceleye heceleye, tek tek, okumayı yeni öğrenen ilk okul çocuklarına anlatır gibi tek tek öğreteceğim. Söz veriyorum.

CHP Genel Başkanı’nın itibarsız ve ciddiyetsiz sözlerine karşı aslında siyasi üslubuma çok uygun olmayan bir biçimde karşılık vermek zorunda kaldım. Kimse kusura kalmasın ama hak eden kişiye hak ettiği gibi cevap vermek ve davranmak görevimizdir.