Erdoğan’dan “İstanbul Sözleşmesi” açıklaması!

Partisinin 7. Olağan Büyük Kongresinde partililere hitap eden AK Parti Genel Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesiyle ilgili yaşanan tartışmalarına değinerek, oluşturulma çabasına girilen algıya sert tepki gösterdi. Erdoğan, kadını kişiliksiz, kimliksiz ve değersiz bir meta durumuna düşürmek isteyenlere bekledikleri fırsatı vermeyeceklerini ifade etti.

erdogan_kongre_ON

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul sözleşmesi tartışamaları ile ilgili olarak “aile yapısı” vurgusunda bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kadınların haklarının korunmasını vicdanlarda değil, kâğıt üzerinde arayanlara seslendiğini belirterek, Türkiye’ye karşı çifte standart dayatmasında bulunanların bunu özgürlük ve hak dayatması şeklinde göstermeye çalıştığını söyledi.

Önümüzdeki dönem hükümetin politikasının “aile, eğitim ve kültür” olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile değerleri zayıflayan hatta ortadan kalkan toplumların, varlığını idame ettirmesinin mümkün olmadığını kaydederek, nitekim Batı toplumunun sahip olduğu maddi imkanlara rağmen aile müessesesindeki çöküş nedeniyle gelecek korkusunda ciddi kaygı içinde hatta krizi içinde olduğunu ifade etti.

Evlenmeyen genç nüfusu artıyor

Televizyon ve bilhassa internetin yaygın hâle gelmesiyle çekirdek ailenin kalkıp yerine bireyi getiren bir kültürün oluşmaya başladığına dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan, evlilik yaşlarının 30’lara dayandığını hatta gençler arasında hiç evlenmeyenlerin sayısının da hızla arttığına vurgu yaparak, tek ya da iki çocuklu aile yapısının da yaygınlaştığını dile getirdi. Anne ve babaların ikisinin birden çalıştığı ailelerde çocukların yakınlarda bir büyük varsa onların elinde aksi takdirde kreşlerde bakıcılar tarafından yetiştirildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, sadece aile içinde kazanılması mümkün olan değerlerin, ücretli hizmetler yolu ile edinilmesinin mümkün olmadığının altını çizdi.

İstanbul Sözleşmesi

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi sebebiyle konunun “kadına karşı şiddete” getirilmeye çalışıldığını belirten Erdoğan, her dönem kadınların hakkaniyet ve hak mücadelesine destek verdiklerini, Türkiye’nin en büyük kadın kolları teşkilatını oluşturduklarını, kadınların iş dünyasından siyasete kadar her alanda hak arama mücadelesini destekleyip sahip çıktıklarını, gerektiğinde kadınlara pozitif ayrımcılık yaptıklarını, sayısız hizmet sunduklarını, şiddet ve cinayet gibi suçlar öncelikli olmak üzere kadınlara yönelik her kötülüğün üzerine kararlılıkla gittiklerini kaydederek, “Her kim, bizlerin bırakın kadınlara karşı durmayı, kadınların haklarının aranması konusunda küçük bir ihmalimizin, eksiğimizin bulunduğunu iddia ediyorsa iftira atıyordur, yalan söylüyordur.” dedi.

İstanbul Sözleşmesi’ni de kadına karşı şiddetin önüne geçmek için yürürlüğe soktuklarını fakat zamanla sözleşmede geçen bazı ifadelerin, Türk kültürüne ve İslam inancına karşı saldırı, neslin geleceği ve varlığının teminatı olan aile kurumunu kökünden yıkma malzemesine dönüştürülmeye çalışıldığını gördüklerini kaydeden Erdoğan, her ülkenin kendi meşrebine uygun olarak insanlar arasındaki münasebetlere çeki düzen verebileceğini fakat hiç kimsenin Türkiye’ye, Türk insanını hangi cinsiyet sınıfına göre ayıracağını, bunlar arasındaki ilişkilerin nasıl olacağını dayatma hakkının bulunmadığını ifade etti.

Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“İnancımıza göre apaçık sapkınlık alameti olan hususların, İstanbul Sözleşmesi’nin ardına sığınılarak sıkça gündemimize sokulmasına ve baskı aracı hâline getirilmesine izin veremezdik. Kültürümüze, inancımıza, meşrebimize tamamen aykırı olan bu tür tartışmaların sona ermesi için İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına vardık. Bu kararımıza gösterilen tepkileri gördüğümüzde, asırlarca kadına insan muamelesi yapmayan, bugün de dünya genelinde kadına yönelik cinayetin, şiddetin ve adaletsizliklerin en fazla olduğu ülkeleri en başta görüyoruz.”