Montrö bildirisine ilişkin görüş ayrılığı Millet İttifakı’nı nasıl etkileyecek?

104 emekli amiral tarafından Montrö Boğazlar Sözleşmesi hakkında yayınlanan bildiri CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) ile İYİ Parti arasında fikir ayrılığına neden oldu. Akşener, söz konusu bildiri için "zevzeklik" ifadesini kullanırken, Kılıçdaroğlu ise bu durumu "yapay gündem yaratma çabası" olarak nitelendirdi. Peki Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne ilişkin bildiri konusunda yaşanan görüş ayrılığı Millet İttifakı'nı nasıl etkileyecek?

oğuz_kaan_salıcı2

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

104 emekli amiral tarafından Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne ilişkin yayınlanan bildiri gündemdeki yerini hala koruyor. Söz konusu bildiride, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin İstanbul, Çanakkale, Boğazlar ve Marmara Denizi’nde Türkiye’ye egemenlik haklarını tekrar kazandırdığı ifade edildi. Bildiride, sözleşmeyi tartışma meselesi yapacak bütün eylemlerden ve söylemlerden kaçınılması istendi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bildiri için “zevzeklik” ifadesini kullanırken, CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise bunu “yapay gündem yaratma çabası” olarak nitelendirdi. Peki Akşener ile Kılıçdaroğlu arasında yaşanan fikir ayrılığı Millet İttifakı’nı nasıl etkileyecek?

“Bildirinin muhatabı biz değiliz”

Konuya dair açıklamada bulunan CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, 104 emekli amiral tarafından yayınlanan bildirinin muhatabının CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) olmadığını söyledi. Salıcı, söz konusu bildiriyi CHP’nin (Cumhuriyet Halk Partisi) yayınlamadığını ifade etti. Büyükelçiler tarafından yayınlanan bildirinin CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) ile ilgisi olmadığını hatırlatan Salıcı, emekli amiraller tarafından hazırlanan bildirinin de partisiyle hiçbir alakası olmadığını dile getirdi.

“İktidar aynaya bakmalı”

Salıcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarını hatırlattı. Erdoğan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne ilişkin bildiriye imza atan emekli amirallerden bazılarının akrabalarının CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) üyesi olduğuna dikkat çekerek, söz konusu partinin bu bildirinin tam da ortasında olduğunu söylemişti. Salıcı, suçların “şahsi” olarak değerlendirildiğini belirterek, bu bildirinin “darbe bildirisi” olmadığını dile getirdi.

15 Temmuz 2016 tarihinde silahlı bir kalkışma yaşandığını ve sivillerin şehit düştüğünü hatırlatan Salıcı, AK Parti’nin (Adalet ve Kalkınma Partisi) öncelikle aynaya bakması gerektiğini söyledi. Salıcı, iktidarın ne söylediğinin farkında olmadığını belirterek, eski AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) Milletvekili Şaban Dişli’nin kardeşine işaret etti. Darbe girişimi davasında yargılanan eski Tümgeneral Mehmet Dişli’ye 141 defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Bunun üzerine Şaban Dişli, AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) Genel Başkan Başdanışmanlığı görevini bırakmıştı. Erdoğan, Şaban Dişli’yi Türkiye’nin Lahey Büyükelçiliğine getirmişti.

“Akşener’in kendi görüşüdür”

Salıcı, CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) ile İYİ Parti arasında yaşanan görüş ayrılığına değindi. Bildiri için “zevzeklik” ifadesini kullanan Akşener’in kendi görüşünü dile getirdiğini söyleyen Salıcı, iki partinin tüm konularda aynı düşüncelere sahip olmaya mecbur olmadığını ifade etti. Salıcı, CHP’nin (Cumhuriyet Halk Partisi) ön plana çıkardığı konulardan bazılarında İYİ Parti’nin farklı görüşlere sahip olabildiğini belirterek, bazılarında ise birlikte hareket ettiklerini ve birbirlerine destek verdiklerini aktardı.

“Birlikteliğimiz sürüyor”

Bunun herhangi bir kriz yaratmadığına dikkat çeken Salıcı, CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) ile İYİ Parti’nin birbirinden farklı olduğunu söyledi. Salıcı, her iki partinin de söz konusu farklılıklarla bir ittifak kurduğunu belirterek, Türkiye’nin akıbetine ilişkin aynı noktada buluştukları meselelerin bulunduğunu ve bu meselelerdeki birlikteliklerinin sürdüğünü ekledi.