Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden neden çekildi?

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı "Türkiye İstanbul Sözleşmesi'nden neden çekildi?" sorusunun cevabını verdi.

gorsel_deneme

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kamuoyunda “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen ve esas ismi “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan tartışmalı sözleşme, Türkiye’de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla feshedildi.

Karara tepki gösterenler de oldu, İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin ayrılmasını destekleyenler de.

Tepkilerin ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye ilişkin yazılı bir bilgilendirmede bulundu.

Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden neden çekildi?

İstanbul Sözleşmesi’nin başlangıçta kadın haklarına yönelik olduğu ve bunu güçlendirilmeyi teşvik etmeyi amaçladığı ancak ilerleyen dönemlerde Türkiye’nin ailevi ve toplumsal değerleriyle bağdaşmayacak ve toplumun kabul etmediği eşcinselliği normalleştirmek için çaba sarf eden bir kesim tarafından manipüle edildiği, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına varmasının da bu sebeplere dayandığı bildirildi.

İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılan ülkeler

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, İstanbul Sözleşmesi hakkında ciddi kaygıları olan tek ülkenin Türkiye olmadığını, Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan, Çekya, Letonya, Litvanya, Macaristan ve Slovakya’nın İstanbul Sözleşmesi’ne imza atmadığını, Polonya’nın ise eşcinsel kesimlerin toplumsal cinsiyet ile ilgili fikirlerini toplumun tamamına empoze etme çabalarını gerekçe olarak göstererek İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğini hatırlattı.

“80. madde sözleşme feshine izin veriyor”

Türkiye’nin 20.03.2021 tarihinde İstanbul Sözleşmesi’nden tek taraflı olarak çekildiğini belirten Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, İstanbul Sözleşmesi’ndeki 80. maddenin, sözleşmeye imza atan herhangi bir tarafın sadece Avrupa Konseyi’ne bildirim yaparak sözleşmeden çekilmesine izin verdiğini bildirdi.

Türkiye’nin kadının toplum içindeki statüsüne sahip çıkma ve kadına yönelik her türlü şiddete karşı mücadele verme hususundaki güçlü bağlılığını ortaya koyarak İstanbul Sözleşmesi’ne imza atan ilk ülke olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, aynı şekilde İstanbul Sözleşmesi’ni feshetme kararının hiçbir surette Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ‘kadın bireylerini korumaktan ödün verdiği’ manasına gelmediğini, bilakis Türkiye’nin aile içi şiddet ile mücadele konusundan asla vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Kadına karşı şiddete sıfır tolerans

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının açıklamasında şöyle denildi:

“Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, tüm kadın vatandaşlarının haklarını ve güvenliğini korumayı sürdüreceğini güçlü bir biçimde vurgulamaktadır ve kadına karşı şiddetle mücadele etmenin sıfır tolerans prensibiyle hükümetin önceliği olacağının altını kalın çizgilerle çizmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şimdiye kadar kadın haklarına destek sağlamak ve kadın haklarını iyileştirmek amacıyla çok sayıda somut adımlar atmış ve hâlâ yürürlükte olan bu mekanizmalar güçlü bir biçimde uygulanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kadına karşı şiddetle mücadele konusunda yeni reformları uygulamaya koyacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugünden sonra da tüm kuruluş ve kurumlarıyla toplumun bütününün ihtiyaçlarına cevap verecek önlem ve çözümlere odaklanıp bu maksatla yürürlükte olan çalışmaları da güçlendirecektir.”

Bu hukuki mekanizmaların T.C. Anayasası’nda, Medeni Kanun’da, Ceza Kanunu’nda ve 6284 Sayılı Kanun’da (Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun) yer aldığını belirten Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin ayrıca CEDAW’da da (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) taraf olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen tartışmalı sözleşmeden çekilmesinin, Erdoğan hükümeti tarafından tasarlanan, desteklenen ve uygulamaya konulan dönüm noktası konumundaki kanun başta olmak üzere, kadına karşı şiddetle mücadele konusunda katı, etkili ve gerçekçi önlemlerin uygulanması ile ilgili hiçbir etkisinin olmayacağının unutulmamasını isteyen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin mart ayının başında duyurulan İnsan Hakları Eylem Planı çerçevesinde de kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddete karşı hâlihazırda tedbirlerin etkinliğini güçlendirmek amacıyla ek adımlar atacağını da bildirdi.