Atatürk 4 Ekim 1926 yılında medeni kanunun tasarısını yürürlüğe koyarak aslında toplumda kadın ve erkek eşitliğinde belirleyici tavrı ortaya koymuştu.

Atatürk 4 Ekim 1926 yılında medeni kanunun tasarısını yürürlüğe koyarak aslında toplumda kadın ve erkek eşitliğinde belirleyici tavrı ortaya koymuştu. Toplumun temel taşları olan kadınlarımızın yaşamış olduğu aile içi şiddet başta olmak üzere bulundukları her mekânda karşılaşabilecekleri şiddetleri önlemek ve tamamı ile ortadan kaldırılması amacı ile kadına yapılan şiddete karşı yasal bağlayıcılığı olan ve uluslararası standartlarda geçerli ilk ve tek sözleşme içeriğini taşımaktadır.



İstanbul Sözleşmesi İçeriğinde Neler Vardır?


11 Mayıs 2011 tarihinde ilk olarak İstanbul’da imzaya açılarak maddeler halinde imzaya sunulan sözleşmenin adı da bu yüzden uluslararası platformda İstanbul Sözleşmesi olarak anılmaktadır. Bu tarihten sonrasında şiddete maruz kalan kadınların hakları ile mücadele konusunda Türkiye de 14 Mart 2012 tarihinde onaylanmış 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Özellikle kız çocukları ve kadınlar düşünülerek hazırlanan bu sözleşme Avrupa Konseyi üyesi 20 tane ülke ve 46 devlet tarafından kabul edilmiştir.


1- Sözleşmenin içeriğinde en dikkat çekici husus ev içi şiddette biyolojik olarak ya da hukuki bir bağı olup olmadığı göz ardı edilmeksizin tanıdığı ya da tanımadığı tüm bireyler tarafından kadına uygulanan her türlü şiddet karşısında önleyici unsular içermesidir. Bu eylemlere karşı standart içerikler dâhilinde yasal olarak da bağlayıcı belge olması ve Avrupa ülkelerinde de uygulanmasıdır.


2- Sözleşme de kadın erkek eşitliğinden bahsedilmekte ve kadın ayrımcılığı yapılmaması konusunda kati unsurlar bulunmaktadır.


3- Sözleşme maddeleri belirlenirken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler in kadınlara uygulanan ne kadar ayrımcılık içeriği carsa hepsini yok etmek üzere titizlikle üzerinde durulmuştur.


4- Sözleşme sadece ev içerisinde değil evin dışında da yolda, parkta, otobüste yer ve mekân fark etmeksizin uygulanabilecek şiddetleri önlemek adına yasaklayıcı içeriklere sahiptir.


5- 3/a maddesinde toplum içerisindeki ayrımcılıktan doğabilecek tüm şiddet olayları için uygulanabileceği açıkça belirtilmiştir.


6- Kadınların yaşam hakkını kimse elinden alamaz. Eş olması ya da ebeveyn olması kadına ya da kıza şiddet uygulanması konusunda bir hakkaniyet değildir.


7- Gerektiği takdirde şiddete maruz kalan kadın devletten hukuksal koruma talep edecek ve devlet te bunu sağlamak zorundadır.


8- Devletin kamusal alanları, toplumların ortak paylaşım alanları hiç fark etmez hiç bir kadına şiddet uygulanması göz ardı edilemeyecektir.


9- İstanbul Sözleşmesi ülkenin yaşadığı şartlar ne olursa savaşta ya da barışta fark etmez uygulanması zorunlu bir sözleşmedir.


10- Temel olarak toplum içerisindeki kadın erkek ayrımcılığına dayalı şiddet uygulamasını hedef almıştır.


11- Aile içerisinde oluşan ekonomik zararlar kadına şiddet yolu ile biçimlendirilemez.


12- Kadınların şahsi ihtiyaçlarının her zaman göz önünde bulundurmak ve şiddetten dolayı zor durumda kalan kadınların yanında almak ana felsefelerinden biridir.


13- Sözleşme Türkiye sınırları içerisinde yaşayan ve sadece TC vatandaşı olan kadınları değil tüm yabancı uyruklu kadınlara da aynı hakları tanımaktadır.


14- Ayrıca şiddet görmüş tüm kadınlar aynı hak ve korumaya sahiptir. Kadınlar arası şiddet mağduriyeti derece ayrımcılığı yapılamaz.


15- Sözleşme içeriğinde cinsiyet ayrımı yapılmaksınız kadınlar olduğu kadar erkekler de koruma altına alınmıştır.


16- Kadın ve erkek olarak cinsiyet ayrımcılığı yapılmaksızın sadece yetişkinlere değil kız ve erkek çocuklarına da aynı hakları yansımaktadır.


17- Şiddete maruz kalan cinsiyet ayrımı yapılmaksızın tüm bireyler sadece Türkiye sınırları içerisinde değil yurtdışında da ilgili kamu kuruluşları ile işbirliği içerisinde bilgi paylaşımları ile şiddeti uygulayan kişiler hakkında gerekli tüm yaptırımların uygulanması gerekliliğini belirtmektedir.


18- Şiddet göre kadın erkek ya da çocuk fark etmez ilgili birimlere başvurduğunda sözleşmeden haberi olsun ya da olmasın kayıtsız şartsız mağduriyeti dinlenecek ve şart aranmaksızın bu mağduriyetini giderilmesi için gerekli tüm destekler sağlanacaktır.


19- İstanbul sözleşmesi yasal olarak kanun hükmünde olup bu sözleşme maddelerine ve içeriğine asla itiraz ya da üst mahkeme yolu açık değildir. Çıkabilecek her türlü itilaflarda yine İstanbul sözleşme maddeleri esas alınacaktır. İstanbul Sözleşmesinde belirlenen tüm maddeler yargının intikal ettiği tüm organlar arasında yasama ve yürütme dâhil tüm hukuk kuruluşlarını ve bağlı çalışan tüm kişileri içeren ve uyması zorunlu olan bir sözleşmedir.

Türkiye Asgari Ücret Zammı İle Sallanıyor! Açlık Sınırı Yükselirken Maaşlar Düşüyor! Türkiye Asgari Ücret Zammı İle Sallanıyor! Açlık Sınırı Yükselirken Maaşlar Düşüyor!

Sloganımız yapılmış olan İstanbul Sözleşmesi kadınlara şiddeti önler ve kadınlarımızı yaşatır.