Devlet, polisin dövdüğü eylemciye 90 bin TL tazminat ödeme cezası aldı ve bu tabi ki vatandaşın vergileri ile ödenecek. Yanlış mahkeme kararları ile Adalet Bakanlığı'nın, Yanlış müdehale ve işkenceler ile İçişleri Bakanlığı'nın kaynaklı olduğu cezaları neden develet kasasından ödendiği ise anlaşılamıyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ile milyonlarca ceza ve tazminat ödemek zorunda kalan Türkiye ayrıca kendi bünyesinde bile yaptığı tartışmalı kararlar ve yanlış uygulamalarla her geçen gün ayrıca tazminat ödemek durumunda kalıyor. Ancak ilgili makamlardaki bakanların ve görevlilerin hatalarının neden devlet kasasına dolayısı ile de vatandaşa kesildiği tartışma konusu oldu.

Bu hataları yapanlara nasıl bir ceza yada yaptırım yapıldığı bilinmezken yeni bir tazminat haberi daha geldi.

İzmir'de, "Laik, bilimsel, ana dilinde eğitim" eylemine katılan Nuray Zencir polisten dayak yemiş ve gözü de morarmıştı. Başsavcılık kovuşturmaya gerek görmedi ama Anayasa Mahkemesi insanlık dışı muamele diyerek 90 bin TL tazminata hükmetti.

Polisin darp ettiği eylemcinin davası 7 yıl sonra sonuçlandı: Devlet, 90 bin TL tazminat ödeyecek - Son Dakika

Alevi örgütleri ve Eğitim Sen 2015 yılında “laik, bilimsel ve ana dilinde eğitim” konusunda ülke genelinde basın toplantısı ve protesto gösterileri düzenlemiş Nuray Zencir de İzmir’de yapılacak eyleme katılmak üzere Basmane Meydanı’na gitmişti. Henüz açıklama yapılmadan polis toplanan gruba basınçlı su ve biber gazi ile müdahale etmiş ve orantısız güçle şiddet uygulamıştı.

Ziraat Bankası 3500 TL Ödeme Yapacağını Açıkladı! 3 gün içinde ödenecek Ziraat Bankası 3500 TL Ödeme Yapacağını Açıkladı! 3 gün içinde ödenecek

Nuray Zencir burada ıslanıp İzmir Fuarı’na doğru kaçarken bu arada bazı insanların polisler tarafından darbedilerek gözaltına alınmasını alkışlayarak protesto etmeye başlamıştı.

Tam da bu sırada polislerin arasından çıkan bir amir kendisini gözaltına almaya çalıştı ve diğer polisler de bunun üzerine gelerek kendisine vurmaya başladı. İlginç olan ise bir süre polisten dayak yiyen Nuray Zencir'in gözaltına alınmadan serbest bırakılması oldu ki bu da sadece amacın dövmek olduğunu gösteriyordu.

Zencir o anları hastanede şu ifadelerle anlatıyordu; “Hatırladığım kadarıyla eylem alanında bir polis memuru kafama gözüme vurdu. Başım döndü yere düştüm. 7-8 polis memuru beni alıp götürmek için aralarında sırtımı yumrukladılar, copladılar, her tarafım çok ağrıyor.”

Emniyet Amiri Ş.K. ise tartışılan ifadesinde, “Memurlarla, şahıslar arasında bir itişme oldu. Kesinlikle şahıslara vurulmadı. Belki de müşteki şahsı vermek istemeyen şahıslar bile yapmış olabilir” demişti.

Başsavcılık polisler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiş, itirazı değerlendiren mahkeme de “Başsavcılık kararı uygundur” demişti.

Nuray Zencir, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu ve Yüksek Mahkeme şu tespit ve değerlendirmelerde bulundu:

   " Devlet her türlü fiziksel ve ruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini, gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmek durumundadır.
    Yetkililer, olay ve olguları ciddiyetle öğrenmeye çalışmalı; soruşturmayı sonlandırmak ya da kararlarını temellendirmek için çabuk ve temelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdır.
    Başvurucunun bizzat şiddete başvurduğuna ya da kolluk güçlerine direndiğine dair tutanak veya görüntü bulunmamaktadır. Ayrıca başvurucu hakkında bu toplantı nedeniyle alınmış bir cezai önlem veya soruşturma yapıldığı bilgisi de mevcut değildir. Dolayısıyla güç kullanımının gerekliliği ve orantılığı kolluk birimlerince ortaya konulamamıştır.
    Somut olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde eylemin insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele şeklinde nitelendirilmesi mümkün görülmüştür."

Anayasa Mahkemesi hükmü ise şöyle kurdu:

“Açıklanan gerekçelerle;

    İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

    Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usul boyutu itibarıyla İHLAL EDİLDİĞİNE OYBİRLİĞİYLE,

    Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia hakkında İNCELEME YAPILMASININ GEREKLİ OLMADIĞINA Engin YILDIRIM’ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

    Kararın bir örneğinin insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,

    Başvurucuya net 90.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

    Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine"