TÜSİAD’dan sonra MÜSİAD da sanayici ve üreticinin belirsizlik ortamını sevmediğini, sanayicinin faizleri konuşmaktan yorulduğunu belirterek Erdoğan ve yöentimine baş kaldırdı..

MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı'nın, sanayicinin faizleri konuşmaktan yorulduğunu belirterek “İstikrar olsun, o istikrarla da devam edelim. Sayın Cumhurbaşkanımız faizi ekimde kasımda yüzde 9’a düşürsün.” diyerek gösterdiği tepki gündemde yankı buldu.

Geçtiğimiz yıl başlayan ve halen tepki gören faiz indirimi sonrası liranın tarihi değer kayıpları ile, hiç görmediği bir yoksulluk yaşayan Türkiye'de, enflasyon dünya rekoru kırmaya devam ederken ülkeyi saran ekonomik felaketle birlikte, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) ardından Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD)'ın da baş kaldırması dikkat çekici oldu.

MÜSİAD'tan Erdoğan'a destek

Dünya gazetesinin sorularını yanıtlayan MÜSİAD Başkanı Asmalı, güncel ekonomik konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Saray'da fırtına kopartacak ifadeler de kullandı.

MÜSİAD Başkanı Asmalı Türkiye'de yılık bazda enflasyonun yüzde 80’i aşmış durumda olduğunu hatırlatarak “Buna rağmen ticari kredi büyümesi 13 haftalık yıllıklandırılmış ve kur etkisinden arındırılmış olarak hesaplandığında sadece yüzde 17,62 seviyesinde. Özel bankalarda ise bu tek hanelere inmiş durumda. Bu çok düşük. Yani reel olarak ticari kredilerde artış oranı neredeyse eksilerde. Dolayısıyla kredi mekanizmaları şu anda durmuş durumda. Kamu bankalarının desteği olmasa ticari kredideki bu oran enflasyon karşısında ezilecek.” diyerek yaşanan süreci eleştirdi.

AKP iktidarı destekleri ile bilinen MÜSİAD'ın Başkanı Asmalı'nın dikkat çeken sözleri şöyle oldu;

Futbol tarihinde karıyeri boyunca en çok kupa kazanan futbolcu kimdir? Futbol tarihinde karıyeri boyunca en çok kupa kazanan futbolcu kimdir?

MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı kimdir aslen nereli şirketleri neler? - Internet Haber

MUSLUKLAR KISILDI

“Makro ihtiyati tedbirler kapsamında bankalar ticari kredi faizlerini hafif aşağı çekmiş olsalar da bu sefer tamamen kredi musluklarını kısmış durumdalar. Müşterilerin talep ettiğinden çok daha düşük kredi kullandırıyorlar. Tabii kredi piyasalarındaki bu tıkanık iktisadi faaliyetleri de dizginliyor.”

“Merkez Bankası, ticari bankaları haftalık bazda finanse ediyor. Merkez Bankası’nın bu kadar kısa vadeli fonlamayla bu işi yapıyor olmasından dolayı, reel sektör uzun vadeli finansmana erişemiyor, uzun vadeli projelere girmek istemiyor. Uzun vadeli finansman olanaklarına daha fazla ihtiyaç var. Maalesef Türkiye ekonomisi belli aralıklarla krediye/faize dayalı sistem tıkanıklıklarını yaşamak durumunda kalıyor. Bu durum Türkiye’nin ortaklığa dayalı bir finans sistemine ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.”

DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE YOK

“Bankalarımız çok yüksek karlar elde etti. Bu karlarda vazgeçmek istemiyorlar. Ama dünyanın ve Türkiye’nin bu kadar zorlu bir virajdan geçtiği dönemde bankaların da karını maksimize etme yaklaşımını açıkçası doğru bulmuyoruz. Merkez Bankası bir araştırma yapmış, 860 bin işletme geçen yıl 621 milyar TL kar etmiş, bunun 400 milyar TL’si banlalar faiz olarak gitmiş, neredeyse üçte ikisi… Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir tablo görmek mümkün değil."

BİR DAHA KARIŞMASIN, YORULDUK

“Faizleri, faiz indirimlerini konuşmaktan biz de yorulduk. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımız geçen gün bir TV programında ‘Faizi tek haneye düşürmemiz lazım.’ dedi. Düşürsün ekimde kasımda yüzde 9’a. ‘Bir daha da ellemeyeceğim faizi.’ desin. 5-6 ay unutalım, artık faizi konuşmayalım, önümüze bakalım. Sanayici ve üretici belirsizlik ortamını sevmiyor. İstikrar olsun, o istikrarla devam edelim diyoruz.”

“Bizim siyasi çekişmelerden ve politik güncel gelişmelerden uzak, ülkemizin gelişmesi ve kalkınması için el ele vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Biz bu konunda terörle iltisaklı olmayan her kuruluşla görüşüyoruz.”

“Enerji sorunundan dolayı bize gelen taleplerde ilk olarak ‘Sizde bir enerji sıkıntısı var mı, sizde durumlar nasıl’ diye soruyorlar. Türkiye’ye ilgi fazla. Ama biz orta gelir içine takılmışız. Buradan çıkış için stratejik, inovatif ve katma değeri yüksek ürünlere yatırım yapmamız lazım. Biz de ülke olarak burada yatırımda seçici olmalıyız. Yabancı yatırımcıların Ar-Ge’lerini de Türkiye’ye getirmelerini sağlamalıyız.”