Türkiye'de tüm itirazlara rağmen kabul edilen "Sansür yasası" AKP ve MHP'nin oylarıyla yasalaşmıştı ki, içeriği tartışılırken yasanın son görüşmelerinde skandal ortaya çıktı.

Türkiye'de yönetimde yaşanan değişiklikler sonrası muhalif kesimi ve gazetecileri birçok açıdan tehdit ve tedirgin eden "sansür yasası" kabulüne önce ortaya çıkan "icazet" skandalı, sonra dikkat çeken "hatıra fotoğrafı" damga vurdu ve hemen ardından Diyanet'in Cuma hutbesinde verdiği destek gündem oldu.

TBMM Genel Kurulu’na sunulan “Sansür yasası” meclisten geçerken AKP Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir, yasa tasarısı öncesinde ABD'li yetkililerle yasayı ve 29. maddeyi görüştüklerini söyledi ve bu açıklamasının ardından muhalefetten “İcazet mi aldınız yani” tepkisi geldi.

Lebon Pastanesi Kimin? Sahibi Kim? Kira Bedelini Ne Kadar? Kim Satın Aldı? Lebon Pastanesi Kimin? Sahibi Kim? Kira Bedelini Ne Kadar? Kim Satın Aldı?

AKP’li vekil Özdemir'in sözleri ile ortaya çıkan durum ve aldığı sorulara verdiği dikkat çekici cepların yer aldığı tutanakların tamamı şöyle;

Tartışmalı sosyal medya düzenlemesi: 'Sansür Yasası' TBMM'de

AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Normalde önergemiz üzerine söz almayacaktık ama bazı şeylerin kayıtlara geçmesini istiyoruz, belki tarihe not düşmek, belki kayıtlara geçmesi gerekli olabilir çünkü hem Avrupa Birliğinin bakış açısı hem Venedik Komisyonunun çalışmalarıyla ilgili burada konuşuldu ama şunun bilinmesini istiyorum: Biz, Meclis kapanmadan önceki dönemde bu konuya ilgi duyan Amerikalı ilgililerle bu yasayı ve özellikle 29'uncu maddeyi konuştuk. Amerikan Büyükelçiliği Başmüşaviri, Uluslararası Politikalar Şefi...

ERKAN AYDIN (Bursa) - İcazet mi aldınız?

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Yani onların talebiyle konuştuk.

ERKAN AYDIN (Bursa) - İcazet mi aldınız, ne yaptınız?

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Onların görüşme talebiyle...

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Erzurum) - Eyvah, eyvah! Amerikalılarla mı konuştunuz siz!

AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Onlar bizden bu yasayı...

ERKAN AYDIN (Bursa) - Ya, icazet aldınız.

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Erzurum) - Ne yaptınız ya böyle.

AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Onlar bizimle bu yasayı görüşmek istediler.
ERKAN AYDIN (Bursa) - Her şeyi Amerika'ya sorun siz de ya!

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Erzurum) - Eyvah, eyvah!

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Venedik Komisyonu da geldi konuştu.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Neyse tamam hadi, alabildiniz mi icazet onu söyle.

AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Sebebini de söyleyelim. Belki bu konuyu merak edenler vardır. Biz dünyada şu anda çok kullanılmayan, mevzuatı çok olmayan ama bütün insanların imkânlarından faydalandığı bir alana ilişkin düzenleme yapıyoruz. Bu yaptığımız düzenleme...

ERKAN AYDIN (Bursa) - Ne dedi Amerikalılar onu söyle, Amerikalılar ne dedi?

AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Az sabrederseniz söyleyeceğim.

Bu yaptığımız düzenleme birçok ülkeye örnek olacak. Dolayısıyla bunu merak ettikleri için bizimle görüşmek istediler. Biz de bu yasanın içeriğini, özellikle 29'uncu maddeyi Amerikalılara anlattık. Sonunda şunu söylediler, konuşmalar kayıt altında, evraklara bakabilirsiniz: "Bizim dezenformasyon yasamızla sizin yasanız birebir örtüşüyor" dediler, toplantıyı öyle bitirdik.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Sayın Başkan, şunu bir muhalefete anlatsaydınız ortak geçerdi, Amerikalılara anlatıyorsunuz ya.

AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Daha sonra Venedik Komisyonuyla toplantı yaptık. O bugün burada zikredilen o raporların içeriğinde benim de görüşlerim var. Biz onlarla bu toplantıyı birlikte yürüttük, rapor yazıcıları burada, isimlerini aldım. Bir tek endişe dile getirdiler, raporda da onu yazmışlar: "Şu anda böyle bir yasa yapılmasının acelesi yoktu." diye. Ama bir şey söyleyeyim size Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 10'uncu maddesiyle ilgili bir paragraf var komisyon raporunda.

YÜKSEL MANSUR KILINÇ (İstanbul) - Zaten siz de öyle düşünüp ertelemiştiniz de kim yeniden gündeme getirdi?

AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Avrupa insan Hakları Sözleşmesi'nin 10'uncu maddesinin (2)'nci fıkrası ile bizim düzenlememizdeki 29'uncu maddenin metinlerini karşılaştırmanızı istiyorum. Bakın Venedik Komisyonu Raporu'nda orayla ilgili nasıl bir atıf yapmış. "Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu fikir sahibi olma, kamu mercilerinin müdahalesi olmadan ve sınırlandırmadan bağımsız olarak bilgi ve fikir alıp verme özgürlüğünü de kapsar. Bu özgürlüklerin kullanılması bazı görev ve sorumluluklarla birlikte geldiğinde kanunda öngörülen demokratik toplum, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün, kamu güvenliğinin çıkarları bakımından nizamsızlık ve suçun önlenmesi, sağlık ve ahlakın korunması, başkalarının itibar ve haklarının korunması gibi önlemler yasayla alınabilir." diye Venedik Komisyonu kendi raporunda bunu gündeme almış.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Son raporunda mı?

AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Şimdi, yaptığımız 3'üncü görüşme de Avrupa Parlamentosuyla oldu. Avrupa Parlamentosuna 29'uncu maddeyi onların hukukçularıyla beraber anlattım. Anlattıktan sonra "Bize bu böyle anlatılmamıştı. Bunu bir sansür yasası olarak değerlendirmiştik." dediler. Ben size şunu söyleyeyim kıymetli milletvekillerim: Milletvekillerimizin burada yaptığı yorumlardan müstesna, dışarıda yapılan yorumlar üzerine söylüyorum: Bu yasayı "sansür yasası" diye ifade etmek içi boş bir söylem çünkü bu yasanın sansürle alakası yok. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Bu yasada sosyal medya kullanıcılarının, sosyal medyanın sınırlandığı söylemi içi boş bir söylem. Çünkü sosyal medya kullanıcılarının birbirleriyle yaptığı görüşmeler 29'uncu maddenin konusu değil. 29'uncu maddede bir özellik var. Bakın, baştan beri hep anlatıyoruz, Feti Bey de anlattı, bizim hukukçularımız da anlattı; bu bir somut tehlike suçu. Nereden anlıyoruz bunu? 29'uncu maddenin 4'üncü şartından anlıyoruz. Diyor ki: "sahada sonuç verdiğinde..." Yani kişinin düşünce açıklaması cezalandırılmıyor burada. Kişinin açıkladığı düşünce, gerçeğe aykırı bir bilgi toplumda bir infial uyandırmışsa, bir hareket oluşturmuşsa yani somut tehlike suçu kastımız bu. Bu hareket oluşmadığı sürece bu suç oluşmaz.

AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Kararı kim veriyor, kararı kim veriyor?

AHMET ÖZDEMİR (Devamla) -İçi boş söylemin üçüncüsü de bu suçun muhatabının basın mensupları olacağı.

AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Buna kim karar veriyor?

AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Bizim iddiamız şudur -onlara da anlattık, bunu makul karşıladılar- bu suçun konusu ve muhatabı basın mensubu olamaz.

DİYANET DESTEĞİ DE GELDİ

Tarih bunu da yazdı... Sansür Yasası'nı Meclis'ten geçirip 'hatıra fotoğrafı' çektirdiler

"Sansür yasası"nın meclisten geçmesinden sonra, AKP ve MHP Milletvekilleri "sansür yasası" pozu vererek fotoğraf çektirmesi gündem olurken bu arada Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve tüm camilerde okunacak cuma hutbesinde, "Müslüman gerek gerçek hayatta gerekse dijital mecralarda gıybet etmez, laf taşımaz, dedikodu yapmaz, yalan söylemez, iftira atmaz" ifadeleri yer aldı.

Sansür yasası: 'Bilgi kirliliğini engellemeyecek, aksine artıracak...'