Türkiye'de adeta bir sağlık sistemi krizi yaşanırken özel hastane ruhsatının 2008'den bu yana verilmediği ve bu nedenle de ruhsatların taksi plakası gibi karaborsaya düştüğü haberi gündemde "skandal" olarak yer buldu.

Her geçen gün sağlıkta daha kötü günler yaşayan, doktor eksikliği ile birçok polikliniğin kapandığı, aylar boyunca randevu alınamayan Türkiye'de 14 yıldan bu yana yeni ruhsat verilmemesinin hastane, tıp merkezi ve poliklinik ruhsatlarında taksi plakası piyasasına benzer bir pazar yaratması akıllara ayrıca ülkedeki Sağlık Bakanı'nın özel hastaneler sahibi olmasını getirdi.

2008’den bu yana yeni ruhsat verilmemesini hastane, tıp merkezi ve laboratuvarlarda tıpkı taksi plakası gibi ruhsat piyasası yaratığı, aracılık yapan danışmanlık firmalarının ilanlarında onlarca satılık sağlık kadrosu ve ruhsatın yer almaması ile ortaya çıktı.

Dünya Gazetesi'nden Yasemin Salih'in hazırladığı habere göre sağlık sektöründe yaşanılan ilginç durumda şu iki başlık öne çıktı;

-Yılda ortalama 50 sağlık ruhsatı el değiştiriyor. Milyonluk fiyatlar, kadro ve uzmanlıklara göre belirleniyor. Küçükler, giderleri karşılayamayınca büyükler piyasayı domine ediyor. OHSAD Başkanı Reşat Bahat’a göre yönetmelik, sektörün sağlıklı büyümesini engelledi.

- Türk Tabipler Birliği’ne (TTB) göre, oluşan piyasa yasal değil. TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut, ruhsat devirleri ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi. Bulut, “İşi diploma kiralamaya kadar götürenler var. Bakanlık maalesef bunun önünü açtı” dedi.

"SAĞLIK" PİYASASI

Doktorlar neden grev yapıyor? 14-15-16 Mart'ta hastaneler açık mı? İşte son durum

Türkiye’de, özel sağlık kuruluşlarının ruhsatları ve kadrolarının el değiştirdiği büyük bir sağlık piyasasının oluştuğu görülürken, ruhsatların alım satımlarına aracılık eden danışmanlık şirketlerinin ilanlarında onlarca hastane, tıp merkezi ve poliklinik ruhsatı ile kadroların milyon liralık değerle satışa çıkarıldığı ayrıca göze çarptı.

Gündemde dikkat çeken habere göre, sağlık sektöründe oluşan kadro ve ruhsat pazarını araştırıldığında, ortaya çıkan bilgilere göre, sektörde ruhsat ve kadro piyasasının oluşması 2008’de Sağlık Bakanlığı’nın düzenlediği Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmelik ile başladı.

Yönetmelikle özel sağlık kuruluşlarının yeni ruhsat ve kadro izni alması durdurulmuştu.

YENİ GİRİŞİMLER VE YENİ BİR SEKTÖR YARATILDI

Adsız6

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Reşat Bahat “Bu yönetmelik çıktığında Türkiye’de 567 özel sağlık ruhsatı varken, bugün bu sayı 550’nin altına indi. Bu yönetmelikle sektörün büyümesi durduruldu. Sağlık turizmi yapan hastanelere belirli düzeylerde verilen küçük izinler ve hastane kapasitelerini dolduranlara tanınan yatak sayısındaki minik müsaadeler sayılmazsa sektör büyüyemedi. Açık şekilde kendi içinde şişmanladı. Sağlığını yitirdi” yorumu ile yaşanılan duruma dikkat çekti.

Bir diğer ilginç durum ise 2008’de oluşan kadro ve ruhsat pazarı, kısa sürede yeni girişimlerin kurulmasına neden olması. Çünkü daha önce olmayan ancak şimdi oldukça göze batan sektördeki ruhsat satış ve kiralamalarına aracılık eden danışmanlık firmaları kuruldu ve

Mesela Türkiye’deki özel sağlık ruhsat devirlerinin yüzde 90’ından fazlasına aracılık ettiklerini belirten Nisa Sağlık Danışmanlık Hizmetleri Yöneticisi Nazif Karbuz, tüm hastane yatırımcılarının yakından tanıdığı bir isim ve 2008’deki kararla yeni ruhsatların dondurulduğunu, ancak bu tarihten önce verilen ruhsat ve/veya ön izinlerin başka illere taşınmasına, başka şirketlere devirlerine olanak sağlandığını söylüyor.

ONAYI YİNE SAĞLIK BAKANI VERİYOR

Sağlık Bakanlığı'nın genelgesine Fahrettin Koca'nın kurucusu olduğu hastane de uymadı | A3 Haber

Karbuz’un verdiği bilgilere göre ise bu taşınma ve devir işlemine de yine Sağlık Bakanlığı onay veriyor. Sistemin kuralını ise “Bu izinler, özel sağlık kurumlarında çalışan hekim sayısının kamu kurumlarında çalışan hekim sayısına oranı, milyon başına düşen hekim sayısı, on bin kişiye düşen yatak sayısı ve nüfus yoğunluğu dağılımı esas alınarak veriliyor. Eğer taşınan ruhsatın bulunduğu ilin yoğunluğu, taşınacak ilin yoğunluğundan daha fazlaysa devir işlemine onay çıkıyor. 2008’den sonra özel bir sağlık kurumu açılabilmesi için il içerisinde mevcut bir sağlık kurumu ruhsatı satın alınması veya doluluk oranı daha yüksek bir ilden mevcut bir sağlık kurumu ruhsatı taşınması gerekiyor.” şeklinde özetliyor Karpuz.

Karbuz’un verdiği bir diğer ilginç bilgi ise "Türkiye’de yılda ortalama 20 özel sağlık kurumu bulunduğu yerde el değiştiriyor" olması.

Yılda 200- 250 arasında kadro ve ünite devri yapılıyor. Bahse konu devirlerin yüzde 80-85’i sektör içinde bulunan sağlık kurumları ve yatırımcılar tarafından, yüzde 10- 15’i sektör dışı yatırımcılar tarafından gerçekleştiriliyor.

MECBUREN KAPANMAK ZORUNDA KALDILAR

Fahrettin Koca'nın hastanesi işçileri zorunlu ücretsiz izne çıkardı! | soL haber

TOBB Sağlık Hizmetleri Meclis Başkanı Banu Küçükel, özel hastanelerin büyümesinin anahtarı olarak kadro satın almalarını gösterirken “Başka türlüsü mümkün değil. Bakanlık özel sektöre hekim kadrosu veremiyor. Devletin sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için bunu yapıyor, ama özel sektöre ruhsat ya da kadro satın almaktan başka çare kalmıyor” diyen Küçükel, şöyle devam ediyor;

Dikili Ağaç Satışı İhalelerini Murat Ağırel Ortaya Çıkarttı! 15 Milyon Ağaç Kesilecek! Detaylar İse Çok Daha Vahim! Dikili Ağaç Satışı İhalelerini Murat Ağırel Ortaya Çıkarttı! 15 Milyon Ağaç Kesilecek! Detaylar İse Çok Daha Vahim!

OHSAD Başkanı Reşat Bahat’a göre de 2008’deki ruhsat durdurma yönetmeliği Türk sağlık sistemine birçok açıdan zarar verdi ve özel sektördeki hekimlerin muayene açmaya yöneldiğini, devlettekilerin ise yurtdışına kaçtığını söyleyen Bahat, “Hekim bu sıkıştırma içinde kendi yolunu bulmak istedi elbette. Muayenehanelere hasta kaptırıyoruz. Bu da zenginin ve yabancının Türk sağlık altyapısından yararlanmasını sağladı. Bu durumda küçük hastane ve tıp merkezleri mecburen kapanmak zorunda kalıyor. Ruhsatı olan, büyümek isteyene devrediyor. Ruhsatların bir bedel karşılığı verilmesi de garip değil. Kimse sağlık sektörüne sağlıklı büyüme anahtarı vermiyor. Devletin kapısında dilenci gibi yalvarıyoruz. Parası olan yatırımcılar Afrika’da bile hastane açmaya çalışıyor. Türkiye’den oradaki hastaneme hasta götürürüm diyor” şeklinde konuştu.