Borsa İstanbul seçim nedeniyle tutarsızlığına devam ederken, risk almak istemeyen yatırıcımlar getiri arayışlarına devam ediyor.

Borsa İstanbul, Kahramanmaraş merkezli depremler, seçim belirsizlikleri ve bankacılık sektörüne ilişkin endişelerin artmasıyla volatiliteyi artırdı. BIST 100 endeksi, 2023'e zayıf bir başlangıç yaptı ve beklenen yükselişi bir türlü yapamadı. İlk çeyrek bilançolarına yönelik beklentiler şekillenirken, siyaset cephesindeki seçim hareketliliği de oynaklığı artırıyor. Uzmanlar, ekonomi politikalarının normalleştiği senaryoda geride kalmış sektörlerin daha iyi performans göstermesini bekliyor. Uluslararası ekonomi politikalarının devam ettiği senaryoda ise Borsa İstanbul'un performansının diğer borsalardan daha az olabileceğini belirtiyorlar.

Türkçede "Kelime ve Dimne" adıyla bilinen eserde dürüstlüğün simgesi Kelile ve yalanın simgesi Dimne sırasıyla hangi hay Türkçede "Kelime ve Dimne" adıyla bilinen eserde dürüstlüğün simgesi Kelile ve yalanın simgesi Dimne sırasıyla hangi hay

Altın ve Hisse Senetleri Portföylerde Yer Almalı

Yüksek enflasyon endişeleri ve faiz artışlarına rağmen altın, son bir yılın en yüksek seviyesine ulaşarak yükselişini sürdürüyor. Gram altın da tarihi zirvesine çıkarak yükseliş eğiliminde. Yatırımcılar için riski minimize etmek adına portföy tercihlerinde hisse ve altın oranı en yüksek ağırlığa sahip olmalıdır. Ancak tasarrufların hepsinin tek bir varlıkta değerlendirilmemesi de önemlidir. Hem altın hem de hisse senetlerinin portföylerde yer alması, yatırımcıların tasarruflarını değerlendirmede seçici ve dengeli bir yaklaşım benimsemelerine yardımcı olabilir.

Türk Bankaları Stres Testine Tabi Tutuluyor

Düşük faizli Türkiye Ekonomi Modeli'ne uyum sağlamak için getirilen kısıtlamalar nedeniyle bankalar, olası bir kur ve faiz şokuna karşı stres testlerine başladı. Ancak düzenlemelerin mevduat ile kredi faizi arasındaki makası daraltması, bankaların faiz gelirlerinde zarar yazmasına yol açacak. Bankacılar, seçim sonrası ekonomideki mevcut uygulamaların sürdürülemez olduğu konusunda hemfikir ve ortodoks politikalara geçişin kademeli olması gerektiğini savunuyor. Bir üst düzey bankacıya göre, bu yılın ikinci yarısından itibaren bankalar %20'ye varan oranlarda kâr kaybı yaşayacak ve geçen seneki kârlarını yakalayamayacaklar.