İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Kayseri'de esnaf ziyaretinde bulunmuş ve bu ziyareti sırasında vatandaşlar ile sohbet etmişti.

Ancak bir esnafın İmamoğlu'na, "Ben Reis sevdalısı bir kişiyim. PKK'lıları İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde işe mi aldınız, medya da böyle haberler var" diye soru sorunca Ekrem İmamoğlu bunun üzerine ortada bir PKK’lı var ise sorulması gerekenin işe alınması değil, serbestçe çalışabiliyor olması, hatta tutuksuz olarak sokaklarda dolaşması olduğunu anlatarak "Türkiye'de bir belediye PKK'lıyı işe alacak da benim devletim nerede, niye gelip tutuklamıyor onu. Senin beynin tutulmuş" dedi.

Ekrem İmamoğlu aslında Kayseri'de düzenlenen CHP Belediye Başkanları Çalıştayı için kentte bulunuyordu. Cuma namazını Hunat Camii'nde kıldıktan sonra yolu üzerindeki 27 Mayıs ve Kazancılar çarşı esnafını ziyaret etti.

806x378-1546066492971

İmamoğlu, esnafın kendisine yönelttiği talep ve sıkıntılarını dinledi ve gelen sorulara cevap verdi. Bir esnafın "Sonumuz ne olacak" sorusuna ise İmamoğlu, "Döviz dediğin şey asrın para politikasıdır. Para politikasında birinci temel kural güven. Yüzde 80- 90 oranındaki ürünlerin çoğu ithal ise dövizi frenleyeceğim diyemezseniz. Türkiye'de yaşanan en büyük sorun yönetememe sorundur. Ben ailem nedeniyle esnaflık yaptım. İşletmeyi açarken aldığın mal, hesaplar, kasaya koyacağın insan. Her şeye titiz davranırsın. Ülkeyi, ekonomiyi yönetecek insanı seçerken her yönü ile araştıracaksın. En doğru insanı oturacaksın. Şu an ülkede böyle bir sorun var" şeklinde cevap verdi.

AKP kulisleri: İmamoğlu 5 puan öne geçti

İşte bu sorudan sonra şekerleme alanında işletmesi bulunan esnaf, geçtiğimiz İstanbul ve Ankara’nın hükümet tarafından kaybedilmesi ile sonuçlanan seçim süresinin propagandası olarak yürütülmüş “belediyelere PKK’lılar alınacak” deyiminin bir neticesi olan soruyu Ekrem İmamoğlu’na yöneltti.

Sorusuna “Ben Reis sevdalısı bir kişiyim” diye başlayan esnafın Ekrem İmamoğlu’nun da anlattığı üzere mantık hatası olarak böyle bir iddiayı dillendirmesi ve soru olarak yöneltmesi İmamoğlu’nu hem üzdü hem de canını sıktı.